|
Üçü müzikle doğrudan
ilgili, biri grafiker dört arkadaşın kafa kafaya verip, “acaba?” sorusunun cevabını
aramaya başladıkları 1996 yılının sonlarında, Türkiye’de “satış şansı az, ama
kaliteli” müzik alanındaki yayıncılık etkinliğini sürdüren ancak bir-iki firma
bulunuyordu. Bu, elbette ki yeterli sayılamazdı ve yapılacak daha çok iş vardı.
Birikimi
ve ifade yeteneği çizgi üstü nitelikte olan birçok genç kuşak müzik sanatçısının,
çalışmalarını sergileyecek “doğru” bir kulvar bulma şansı hiç yoktu denemese bile,
bunların sayısı çok azdı. Bu türden sanatçıların çileli emeklerinin sonucunda
dünyaya getirdikleri ürünler, sanatsal niteliği çok da önemsemeyen acımasız piyasa
şartları içinde, kendine bir çıkış yolu bulmakta çok büyük bir kolaylık yaşamıyordu.
Satış
şansı –belki- çok fazla olmayan bu nitelikli ürünlerin sahibi olan sanatçıların,
“işte burası benim yerim” diyebileceği kadar “kendinden” hissedeceği bir yayınevinin
eksikliği ortadaydı. Bu anlamda, piyasanın içinde ama maksimizasyon anlayışı “kâr”dan
daha çok “sanatla ilgili olan”a yönelik bir yayıncılık mümkün olamaz mıydı? Ayakta
kalabilmeyi mümkün kılacak ölçüde piyasanın içinde, fakat sanatı harcamayacak
kadar da piyasanın klasik kurallarının dışında bir yayıncılık anlayışı, acaba
yalnızca bir hayal miydi? Bu, ancak yaşayarak anlaşılabilecek ve cevabı verilebilecek
bir soruydu; ve denemeye değerdi.
KAF
MÜZİK, “eleştiri kolaycılığına sığınmaktansa, eleştiriye konu olabilecek işleri
gerçekleştirme çabasının daha önemli ve saygın olacağına” inanan dört idealist
arkadaşın bir araya gelmesiyle, 23 Ocak 1997 tarihinde resmen kuruldu. Aradan
geçen 6 yıl içinde, kuruluş amaçlarını oluşturan düşünceler doğrultusunda, yayıncılık
hayatındaki etkin varlığını sürdürmekte.
“İyi”nin
ve “kaliteli”nin ayrımına varabilen nitelikli müzik sanatçısının ve dinleyicisinin
varlığını sürdürdüğü müddetçe de, bütün zorluklara rağmen yayın hayatımızın içinde
kalarak kuruluş amaçları doğrultusunda var olmaya devam edecek...
Bu
zorlu yolda en büyük desteği, kaliteli yayını ayırt edebilen müzik dinleyicisinin
verdiğinin bilincinde olarak... Ve, tam bir dayanışma anlayışı içinde, içtenliğimize
ortak olarak çabamızı destekleyen, kendilerine toplumsal borcumuzun bulunduğu
sanatçı arkadaşlarımızın desteğiyle...
Onlara,
sonsuz teşekkürleriyle...
|